11 NİSAN DÜNYA PARKİNSON HASTALIĞI GÜNÜ
05 Mayıs 2018

Parkinson Nedir?

Parkinson; beyinde 'dopamin' adını verdiğimiz maddenin eksikliği ile ortaya çıkan, kronik nörolojik bir hastalık. Yaşın ilerlemesiyle beyinde dopamin salgılayan hücrelerin azalması veya hasara uğramasıyla ortaya çıkan hastalık, hareket bozukluklarına ve istem dışı hareketlere yol açıyor. Hastalık ellerde ve ayaklarda titreme, hareketlerde yavaşlama, kaslarda sertlik ve yürüme güçlüğü ile karşımıza çıkıyor.

Parkinson Tanısı Nasıl Konur?

Parkinson hastalığının tanısı klinik bulgularla konulmakta. Özellikle yaşı ileri hastalarda vücudun bir tarafında daha ön planda olmak üzere ellere "para sayar" tarzda titreme, hareketlerde yavaşlama, kolların vücut salınımına iştirak etmemesi ve vücuda yapışık olarak yürünmesi, bakışlarda donuklaşma ve yüz mimiklerinde azalma ile birlikte "maske yüz" diye ifade edilebilen yüz hali, küçük adımlarla ve öne eğilerek yürüme bu hastalığın başlangıç safhasında olunabileceğini düşündürmeli ve hastalar bir nöroloji uzmanına başvurmalılar.

Parkinson Nasıl Bir Hastalıktır ve Başlangıçta Nasıl Tedavi Edilir?

Hastalığı tanımlamak için diyabet hastalarını örnek gösterebiliriz. Şeker hastalığında vücutta insülin üretimi azalıyor ve bu nedenle hastalar önce diyetle hastalığı bir süre kontrol altında tutabiliyor, diyet yetmeyince ilaç tedavisine başlanıyor ve bunun da yetmediği durumlarda insülin tedavisi uygulanıyor. Bu hastalıkta da; başlangıçta eksikliğin ilaç tedavisi ile karşılanabildiği durumlarda hastaların bulguları ortadan kaldırılabiliyor ve hastalar uzun yıllar hayatlarını sorunsuz sürdürebiliyorlar.

 

Parkinson Kimlerde Daha Sık Görülür?

Parkinson; bir ileri yaş hastalığıdır. Parkinson hastalığı görülme sıklığı ve bulguları, yaşa bağlı olarak göreceli olarak ilerliyor. 60'lı yaşlarda, 50'lili yaşlara oranla on kat daha sık görülüyor, 70'te de kendi içinde daha sık. Yani aslında; eğer 120 yaşına kadar yaşasaydık, muhtemelen hepimizde o yaşlarda Parkinson bulguları görülecekti. Hastalığın ortaya çıkış yaşına da endeksli olarak; bulgular ne kadar genç yaşta ortaya çıkarsa, dopaminin üretimi de yıllar içerisinde giderek daha çok azalıyor ve hastalığın seyri yaşı göreceli olarak genç hastalarda biraz daha hızlı gidebiliyor.

Parkinsondan Korunmak Mümkün mü?

İleride Parkinson Hastalığına yakalanmayayım ya da Parkinson'dan uzak olayım diye maalesef ki bir diyet programı veya sağlık stratejisi bulunmamakta. Yaşam tarzı, üzüntü veya stres bu hastalığın görülme sıklığını pek etkilememekte.

Parkinsonda Erken Tanı

Hastalığın tanısı klinik bulgularla konulmaktadır. Bir başka deyişle hastalık bulguları ortaya çıktıktan sonra tanı konuluyor. Bazı görüntüleme yöntemleri ile hastalıktan sorumlu bölgeleri ve bu bölgelerdeki dopamin aktivitesini ölçmek mümkün ama bu yöntemler tanı koymaktan ziyade deneysel tedavi yöntemlerinde uygulanan tedavinin etki veya başarısını değerlendirmekte kullanılmakta ve klinik uygulamada tanısal değerleri bulunmamaktadır. Erken tanının kanser hastalıklarındaki gibi hayati önemi yok ama hastalar ne kadar erken tedaviye başlarlarsa hastalık bulgularından etkilenmeden yaşayabilecekleri kaliteli yaşam süreleri da o kadar artmakta.

Parkinson Hastalarının Yaşadığı Sosyal Problemler Nelerdir?

Parkinson hastalığı bir yandan hareketlerde yavaşlamaya ve kişilerin önce işerini, sonrasında da günlük aktivitelerini tek başlarına sağlıklı bir biçimde yürütmelerine engel olmakta. Böylelikle hastalar hastalığın ilk ve orta evrelerinde iş hayatlarından ve sosyal hayatlarından kopmakta, ileri evrelerde ise yaşamlarını başkalarından yardım alarak yaşamak zorunda kalmaktadırlar. Diğer yandan da bu sorunlar zaten hareket yavaşlamasından ve titremeden muzdarip hastaların moral olarak da olumsuz etkilenmelerine ve çoğunun içe kapanıklığının, isteksizliğinin olmasına veya depresyona girmelerine neden olmaktadır.